Gündem

FASB’nin stablecoinleri nakit benzeri varlık olarak tanıma önerisi benimsemeyi hızlandırabilir

site admin21.08.2026Goruntulenme: 1.634
FASB’nin stablecoinleri nakit benzeri varlık olarak tanıma önerisi benimsemeyi hızlandırabilir

Finansal Muhasebe Standartları Kurulu (FASB), stablecoinlerin bilanço kayıtlarında "nakit benzeri" varlıklar olarak değerlendirilmesini sağlayacak yeni bir kural taslağı yayımladı. Taslak, 19 Kasım'a kadar kamu yorumlarına açık olacak ve ardından kurallar kesinleştirilecek.

FASB'nin 2025 yılı danışmanlığı sırasında stablecoinlerin bilanço muhasebesindeki belirsizliklerin gündeme gelmesi üzerine, "nakit benzeri" tanımını dijital varlıkları kapsayacak şekilde genişletme ihtiyacı doğdu. Yeni kural, şirketlerin risiko seviyesi düşük ve yüksek likiditeye sahip "nakit benzeri" varlıklarını açıklamalarını şart koşuyor.

FASB, muhasebe standartları olan genel kabul görmüş muhasebe ilkelerini (GAAP) belirlemekle sorumlu kuruluş olarak biliniyor. Analistler, bu gelişmenin stablecoinlerde daha geniş bir kabullenme sürecini tetikleyebileceğini belirtti.

Bankless kurucu ortağı David Hoffman, bu adımı stablecoin firmaları için olumlu ve teşvik edici olarak nitelendirdi. Kripto odaklı danışmanlık firması Zero Knowledge Group kurucusu Austin Campbell da FASB’nin stablecoinleri nakit gibi tutma imkânını resmileştirmesini yerinde bir karar olarak değerlendirerek, bunun benimsemeye destek olacağını ve bankacılık düzenleyicileri üzerinde Basel III’ü gözden geçirme baskısı yaratacağını ifade etti.

ABD’de yürürlükteki GENIUS Yasası sadece 1:1 destekli stablecoinlerin ihraç edilmesini zorunlu kılıyor. Bu stablecoinler yüksek likiditeye ve düşük riske sahip olduklarından "nakit benzeri" sayılacaklar. Buna karşın, Basel III düzenlemeleri stablecoinleri yüksek riskli varlıklar olarak sınıflandırıyor; stablecoinler özellikle geri ödeme riski testi başarısız olursa bankalar için ağır sermaye gereksinimleri oluşturuyor.

Örneğin, USDT ve USDC gibi kamusal, izin gerektirmeyen blokzincirlerde işlem gören stablecoinler; Bitcoin ve Ethereum ile aynı kategoride olup, %1250 risk ağırlığına tabi tutuluyor. Bankaların bu varlıkların her bir doları için %100 tam karşılık tutması gerekiyor. Geleneksel nakit ve devlet tahvilleri ise hiç risk ağırlığına sahip değilken, mortgage kredileri yaklaşık %50 risk ağırlığı taşıyor.

ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Cynthia Lummis öncülüğünde bazı siyasiler, bu sermaye kurallarının kripto varlıkları cezalandırdığını ve fiilen yasaklama gibi hareket ettiğini belirterek düzenlemelerin kaldırılmasını talep ediyor.

Stablecoinlerin ve kripto varlıkların benimsenmesindeki artış, bu kuralların güncellenmesi yönündeki baskının artmasına yol açıyor.

FASB’nin attığı bu adım Basel III’ün stablecoinlere yönelik sermaye uygulamalarını yeniden değerlendirmesine zemin hazırlayabilir.